Pembaca tercinta, kami akan menggunakan izin cookie yang sesuai untuk memastikan situs web kami beroperasi dengan normal agar dapat memberi konten khusus yang lebih cocok untuk Anda dan juga memastikan Anda mendapatkan pengalaman membaca terbaik. Jika ada yang sesuai, Anda dapat mengubah izin Anda pada entri pengaturan Cookie di bawah ini.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.
Tambahkan Innovel ke halaman utama untuk menikmati novel terbaik.
Pembaca tercinta, kami akan menggunakan izin cookie yang sesuai untuk memastikan situs web kami beroperasi dengan normal agar dapat memberi konten khusus yang lebih cocok untuk Anda dan juga memastikan Anda mendapatkan pengalaman membaca terbaik. Jika ada yang sesuai, Anda dapat mengubah izin Anda pada entri pengaturan Cookie di bawah ini.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.
Pengaturan cookies anda
Pengaturan cookies ketatSelalu aktif
ŞAHZADE - ANDER SEVDALUK +18
UMUR UNTUK MEMBACA 18+
Mira Veyn Yazar
Romance
ABSTRAK
Karadeniz’in karanlık sularında saklı kalan şey sadece fırtınalar değildir;
bazen bir adamın kalbinde yıllarca büyüyen öfke, kırgınlık ve yarım bırakılmış bir aşk da o dalgalar kadar acımasız olur.
Manolya gittiğinde, ardında sadece bir adam bırakmadı;
inancını yitirmiş, sevilmenin zayıflık olduğuna inanan ve kalbini susturmayı öğrenen bir adam yarattı.
Şahin, o günden sonra kimseye ait olmadı.
Ne geçmişe döndü ne de geleceğe umut bağladı.
Sadece bekledi…
Çünkü bazı hesaplar aceleye gelmez,
en doğru zamanda, en derin yerden alınır.
Yıllar sonra yolları yeniden kesiştiğinde, Manolya artık onun sevdiği kadın değildi;
geçmişin hatası, yarım kalan bir cümlenin en acı kelimesiydi.
Ama asıl acı olan şuydu:
Şahin onu hâlâ tanıyordu.
Ve Manolya… hâlâ onun içinde kaybolabilecek kadar zayıftı.
Aynı evin içinde, aynı sessizliğin içinde nefes alırken,
her bakış geçmişi kanatıyor,
her yakınlık unutulması gereken duyguları yeniden diriltiyordu.
Şahin’in kalbi affetmeyi reddederken,
bedeni Manolya’ya yaklaşmaktan vazgeçemiyordu.
İntikam, onun için bir son değil, bir yoldu.
Ama o yolun sonunda kimin yanacağını artık kimse bilmiyordu.
Çünkü bazı kadınlar unutulmaz…
Bazı adamlar affetmez…
Ve bazı aşklar, ne kadar derine gömülürse gömülsün,
yeniden ortaya çıktığında her şeyi yakacak kadar güçlü olur.
Ve o gece geldiğinde…
Fırtına sadece denizde kopmayacaktı.
Çünkü bazı aşklar…
Sevmek için değil, mahvetmek için geri döner. Peki ya gerçekler başkaysa? Ya affedemeyen aslında af dilenecek olan suçluysa? İntikam isterken en büyük günahının altında ezilmek için yürüyorsa bilmeden? Manolya ya onun dediği gibi sadece gitmediyse?