Pembaca tercinta, kami akan menggunakan izin cookie yang sesuai untuk memastikan situs web kami beroperasi dengan normal agar dapat memberi konten khusus yang lebih cocok untuk Anda dan juga memastikan Anda mendapatkan pengalaman membaca terbaik. Jika ada yang sesuai, Anda dapat mengubah izin Anda pada entri pengaturan Cookie di bawah ini.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.
Tambahkan Innovel ke halaman utama untuk menikmati novel terbaik.
Pembaca tercinta, kami akan menggunakan izin cookie yang sesuai untuk memastikan situs web kami beroperasi dengan normal agar dapat memberi konten khusus yang lebih cocok untuk Anda dan juga memastikan Anda mendapatkan pengalaman membaca terbaik. Jika ada yang sesuai, Anda dapat mengubah izin Anda pada entri pengaturan Cookie di bawah ini.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.
Pengaturan cookies anda
Pengaturan cookies ketatSelalu aktif
Komutanın en büyük yenilgisi:Beyin cerrahı tumaris efran
UMUR UNTUK MEMBACA 18+
Tumaris efran
Romance
ABSTRAK
Tumaris Efran, hayatında en sevmediği şeylerden birinin insanlara kendini tekrar tekrar anlatmak olduğunu düşünürdü.Adını.Mesleğini.Neden geceleri eve geldiğini.Neden bazı sabahlar gün doğmadan çıktığını.Ve en önemlisi, neden kapısının önünde duran karton kutuların hiçbirinin komşularını ilgilendirmediğini.Fakat yeni taşındığı apartmanda daha ilk haftadan bunların hepsini anlatmak zorunda kalacağını bilmiyordu.Üstelik bunu yapmasına sebep olacak kişi, tam karşı dairesinde oturuyordu.Alparslan Karahan.Tumaris onun adını henüz bilmiyordu.Ama sesini biliyordu.Hem de fazlasıyla iyi.Saat sabahın altısıydı.Tumaris, hastaneden yeni gelmişti. Üzerinde hâlâ açık mavi ameliyat forması vardı. Saçlarını aceleyle toplamış, gözlerinin altındaki yorgunluğu kapatmaya bile uğraşmamıştı.Anahtarı kilide soktuğu sırada karşı kapı açıldı.Tumaris başını kaldırdı.Kapıdan uzun boylu, ciddi yüzlü bir adam çıktı.Üzerinde askerî üniforma vardı.Adam önce ona, sonra Tumaris'in kapısının önündeki üç büyük koliye baktı.Kaşları çatıldı."Bu koliler burada ne zamandır duruyor?"Tumaris yorgunluktan birkaç saniye cevap vermedi.Sonra sakince,"Benim," dedi.Adam bakışlarını tekrar kolilere çevirdi."Fark ettim."Tumaris kaşını kaldırdı."Öyleyse sorun nedir?""Geçişi kapatıyor."Tumaris arkasına baktı.Koridorun yarısından fazlası hâlâ açıktı."Geçiliyor."Adam birkaç saniye sustu."İnsanlar geçmek için koli atlamak zorunda kalmamalı."Tumaris'in yorgun yüzündeki sakin ifade yavaşça kayboldu."Sabahın altısında tartışacak enerjim yok.""Benim de sabahın altısında koli taşımak gibi bir planım yok."Tumaris ona döndü."Size taşıyın demedim.""Ben de taşırım demedim.""Harika.""Harika."İkisi de birkaç saniye birbirine baktı.Tumaris, adamın bakışlarını hiç çekinmeden karşılıyordu.Alparslan da geri adım atmıyordu.Sonunda Tumaris kollarını göğsünde birleştirdi."Başka?"Adam başıyla kolileri işaret etti."Bugün kaldırın."Tumaris kısa bir kahkaha attı."Emir mi veriyorsunuz?"Adamın yüzü daha da ciddileşti."Alışkanlık.""Yanlış kişiye denk geldiniz.""Fark ettim."Tumaris çantasını omzundan indirip kapının yanına bıraktı."Bakın, beyefendi. Ben on altı saattir hastanedeyim. Birkaç saat önce ameliyathaneden çıktım. Şu an tek istediğim duş alıp uyumak. Koli görmek istemiyorsanız başka tarafa bakabilirsiniz."Adamın gözleri ilk kez Tumaris'in yüzünde biraz daha uzun kaldı."Doktor musunuz?"Tumaris şaşırdı."Ne?""Ameliyathaneden çıktığınızı söylediniz.""Evet.""Doktorsunuz."Tumaris kısa bir nefes verdi."Beyin cerrahıyım."Adamın yüzünde belli belirsiz bir değişiklik oldu."Anladım."Tumaris çantasını tekrar omzuna aldı."İyi. Artık birbirimizi anladığımıza göre..."Tam kapıyı açacakken adam konuştu."Ben de yüzbaşıyım."Tumaris durdu.Yavaşça ona döndü."Ben sormadım."Alparslan'ın kaşının biri kalktı."Sadece bilginiz olsun diye söyledim.""Bilgim oldu.""İyi.""İyi."Tumaris kapıyı açtı.Fakat içeri girmeden önce son bir kez dönüp koridora baktı."Bu arada."Alparslan bekledi."Ben de sizin yüzünüzden sabahın altısında komşumla kavga etmek istemezdim."Adamın dudaklarının kenarı belli belirsiz kıpırdadı."Ben kavga ettiğimizi düşünmüyorum."Tumaris gözlerini kıstı."Etmedik mi?""Hayır.""Az önce ne yaptık?""Tanıştık."Tumaris birkaç saniye sessiz kaldı."İnsanların tanışma şekilleri bayağı değişmiş."Alparslan cevap vermedi.Tumaris kapıyı kapattı.Kapının arkasına yaslandığında derin bir nefes verdi."Harika."Yeni ev.Yeni hastane.Yeni hayat.Ve yeni bir bela.Karşı komşusu.---Alparslan Karahan ise kapısının önünde birkaç saniye daha öylece durdu.Koridor sessizleşmişti.Kapalı kapının ardından hiçbir ses gelmiyordu.Bakışları yerde duran kolilere kaydı.Sonra istemsizce karşı kapıya çevrildi."Baş belası."Kendi kendine söylediği bu cümleden sonra içeri girdi.Fakat birkaç dakika sonra telefonunun alarmı çaldığında bile aklında hâlâ aynı kadın vardı.Dağınık saçları.Uykusuz gözleri.Ve hiç çekinmeden karşısında duran o tavrı.Alparslan başını iki yana salladı.Umurunda değildi.Olmamalıydı.Sonuçta sadece komşusuydu.Sadece karşı dairede yaşayan bir doktordu.Sadece...Alparslan düşüncesini tamamlamadan kapısını çekip çıktı.Koridorda yine o koliler vardı.Bir süre baktı.Sonra hiçbir şey söylemeden eğilip ilk koliyi kaldırdı.Tam o sırada karşı kapı yeniden açıldı.Tumaris elinde bir kahveyle dışarı çıktı.Alparslan'ın koli taşıdığını görünce olduğu yerde kaldı.İkisi de birbirine baktı.Tumaris'in gözleri kolilere indi.Sonra Alparslan'a."Ne yapıyorsunuz?"Alparslan hiç istifini bozmadı."Geçişi açıyorum.""Ben hallederim demiştim.""Etmediniz."Tumaris'in kaşı havaya kalktı."Bu sizin için önemli bir konu galiba.""Hayır.""Öyle görünmüyor."Alparslan koliyi yere bıraktı."Bakın doktor hanım...""Tumaris."Adam durdu.İlk kez adını duyuyordu."Tumaris." ne demekti