Pembaca tercinta, kami akan menggunakan izin cookie yang sesuai untuk memastikan situs web kami beroperasi dengan normal agar dapat memberi konten khusus yang lebih cocok untuk Anda dan juga memastikan Anda mendapatkan pengalaman membaca terbaik. Jika ada yang sesuai, Anda dapat mengubah izin Anda pada entri pengaturan Cookie di bawah ini.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.
Tambahkan Innovel ke halaman utama untuk menikmati novel terbaik.
Pembaca tercinta, kami akan menggunakan izin cookie yang sesuai untuk memastikan situs web kami beroperasi dengan normal agar dapat memberi konten khusus yang lebih cocok untuk Anda dan juga memastikan Anda mendapatkan pengalaman membaca terbaik. Jika ada yang sesuai, Anda dapat mengubah izin Anda pada entri pengaturan Cookie di bawah ini.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.
Pengaturan cookies anda
Pengaturan cookies ketatSelalu aktif
Sarm'aşık
UMUR UNTUK MEMBACA 16+
Lina Nur
Romance
ABSTRAK
"Hümeyra dinle beni ! yemin ederim bu benim isteyerek yaptığım bir şey değil !"
koşuyordum sadece. gördüğüm o manzara peşimde beni kovalıyordu sanki.
kolumdan beni yakalamıştı Gediz.
kendine doğru hızla çevirip omuzlarımdan tuttu.
"inan bana benim bir suçum yok. ben de çok şaşkınım."
gözlerimi kapatmış onu görmeyi reddetmiştim.
"Yemin olsun ben, ben senden başkasına o gözle bakmadım ki hiç. çocuk gönlüm sana düştü düşeli bir sen varsın ben de, her zerrem de."
başımı sağa sola sallıyordum ağlarken.
"bırak beni ! eğlendiniz mi benimle ? neden yaptınız bana bunu ! o en yakın arkadaşım, sen benim ruhumu yeşerten baharımdın."
ellerinden kurtulup ondan uzaklaştım sokaktaki herkes bize bakıyordu.
"Saçmalama Hümeyra ! seni nasıl sevdiğimi cümle alem biliyor. şu gök yüzündeki uçan kuştan, toprakta gezen karıncaya kadar herkes biliyor."
sesi bütün sokakta çınlamıştı.
"siz benim dünyamı başıma yıktınız ! nasıl çıkacağım şimdi ben bu enkazın altından ? neden yaptınız bana bunu ?"
Aynı şeyleri tekrar ediyordum sürekli. dilim tutulmuştu sanki.
"gelme. yüzünü görmeyi istemiyorum bir daha."
dedim göz yaşlarımın arasından ve arkamı dönüp hızla gitmeye başladım.
"Gitme ! pişman olacağın şeyler yapma. yalvarırım !"
arkamdan bağırırken tek amacım bir an önce eve gitmekti. hala bir kabusta gibiydim.
kalbimi onun avcunun içine emanet ettiğim adam, meğer sadece benimle eğleniyor, en yakın arkadaşım ile kalbimi yere atmış ayak altı etmişlerdi.
onun bağırışlarını duymamaya çalışarak uzaklaşıyorum.
ondan, aşkımdan, kendimden ve belki de bu şehirden...